DOLAR 7,8572
EURO 9,2978
ALTIN 487,71
BIST 10,2619
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Az Bulutlu

Çarpıntı, nefes darlığı, terleme… İşte panik atak belirtileri…

Çarpıntı, nefes darlığı, terleme… İşte panik atak belirtileri…
21.06.2020
10
A+
A-

Panik atak, genellikle beklenmedik bir şekilde başlayan ve yineleyici, insanı dehşete düşüren yoğun sıkıntı nöbetleridir. Panik atak sırasında yaşanan nöbetler genelde 10-30 dakika arasında kendiliğinden geçebiliyor. Tek başına atak panik atak olarak değerlendirilirken tekrarlayan panik ataklarla ve ataklar arası dönemlerde tekrar olacağı şeklinde beklenti kaygıları ile giden tabloya panik bozukluk tanısı konuyor. Hastalıkta ilk belirtiler birdenbire başlayan göğüs ağrısı, göğüste sıkışma, çarpıntı, nefes alamama, terleme, titreme, üşüme, bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi, düşecek ya da bayılacakmış gibi olma, uyuşma olarak sıralanıyor. Kişi, o anlarda “kalp krizi” geçirdiğini ya da felç geçirmekte olduğunu zannedip “ölüm korkusu” ya da çıldırıp “delireceği korkusu” yaşıyor.

Hastalık hastası olma evresi

Bu evrelerde kişiye acil servislerde fiziksel hastalık bulunmadığından dolayı sakinleştirici yapılıp evine gönderiliyor Bir süreliğine rahatlayan kişi, bir süre sonra yeni bir atak geçiriyor. Her atakta hastaneye giden hasta, bir süre sonra kalbinde ya da beyninde olumsuz bir hastalık olduğuna inanıyor. Ancak bireyde, doktorların yaptıkları incelemelerde bedensel bir hastalık saptanamıyor.

Kalp krizi geçirme korkusu

Ataklar devam ettikçe bireyler gergin, huzursuz ve endişeli bir biçimde yeni bir atak geçirmeyi bekliyor. Bu atakların çoğu zaman belirsiz zaman ve yerlerde gelmesi korkuyu artırıyor. Ataklar sıklaştıkça kalp krizi geçirip ölme, kontrolünü kaybedip çıldırma korkuları pekişiyor. Bireyler daha sonrasında evde kimsenin olmadığı bir zamanda kalp krizi geçirmekten ya da kontrolünü kaybederek çıldırıp intihar etmekten şiddetle korkup bu düşüncelerden dolayı yoğun bir üzüntü duyuyor.

Kişiler bir süre sonra ataklara sebep olacağını düşündükleri yiyecek ve içecekleri tüketmez olurlar ve ataklarını bastırmak için alkol, madde ya da ilaç kullanırlar. Hasta kişilerden bazıları çevrelerine zarar vereceği korkusuyla kendilerini kısıtlama yoluna giderler. Bu kişiler, gerektiğinde acil yardımı çabuk almak için bütün günlerini hastanede ya da bahçesinde geçirerek bu ortamlarda kendilerini güvende hissederler.

5c9b25ab66a97c58477e3f1e

Bu belirtilerden en az 4 tanesine sahipseniz panik atak hastası olabilirsiniz

Göğüs ağrısı, göğüste sıkışma, çarpıntı, kalbin kuvvetli ya da hızlı vurmasıTerleme, uyuşma ya da karıncalanmaNefes darlığı ya da boğulur gibi olma, soluğun kesilmesiBaş dönmesi, sersemlik, bayılacak gibi olmaÜşüme, ürperme ya da ateş basması, çıldırma korkusuBulantı, karın ağrısı, titreme ya da sarsılma, ölüm korkusuKendini, çevresindekileri değişmiş, tuhaf ve farklı hissetme.

Panik atağın sebebi ne?

Toplumda yüzde 3-4 oranında görülen panik bozukluk genellikle 20-35 yaş arasında başlıyor. Panik atakların sık yaşanmasıyla oluşan panik bozukluk, beynimizdeki sinir hücrelerinden salgılanan bazı kimyasalların (serotonin, noradrenalin gibi) anormal çalışmasından meydana geliyor. Hastalarda bir süre sonra panik atağın geleceğini sandıkları yerlere gidememe gibi sorunlar yani agorafobi de oluşabiliuyor.

Panik bozukluk nasıl tedavi edilir?

Panik bozuklukta iki tür tedavi (ilaç tedavisi ve psikoterapi) birlikte uygulanıyor. Bu tedavilerden ilaç tedavisi; kişide beyin sinir hücrelerindeki bozuk olan biyokimyasal aktiviteyi düzenleyen ilaçlarla en az 1-2 yıl sürdürülüyor. Bunun yanında hastalara panik atak belirtilerinden korkmamaları için düşünce değişikliğine gitmelerinin (bilişsel yeniden yapılandırma gibi) sağlandığı nefes ve kas egzersizlerini de içeren bilişsel davranışçı psikoterapiler uygulanıyor.

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.